İletişim teknolojilerinden olan cep telefonları artık çağdaş yaşamın ayrılmaz birer parçası haline gelmiştir. Yöndeşme kavramının cep telefonuna getirdiği özellikler ve cep telefonun hayatımızı kolaylaştırması bunun nedenlerinden bazılarıdır. Cep Telefonları Teknolojilerinin Gelişim Süreci 19. yüzyıldan beri kullanılan telefon, geçirdiği evrim sayesinde günümüzde hala çok yaygın olarak bilinen bir iletişim aracıdır. Günümüz telefonu, Graham Bell’in ilk telefonundan (1876) çok farklı işlev ve yeteneklere sahiptir. Dijital teknoloji kullanılarak sağlanan çeşitli çoğullama (multiplexing: bir hat ya da kanal üzerinden çok sayıda iletişim olanağı) yöntemleriyle hat kapasitesini hızla arttırabilmiş, dijital santrallerle operatöre gerek duymadan yönlendirme sistemleri geliştirilmiştir.
En eski iletişim teknolojilerinden biri olan telefon ile ilgili ilk çalışmaların 19. yüzyılın sonlarında başlamış olmasına rağmen 20. yüzyıl başlarındaki çalışmalar daha önemli kabul edilmektedir.1901 yılında Markoni’nin ilk kez bir veriyi radyo dalgaları kullanarak transatlantik ötesine iletmeyi başarmasıyla da telefon dünyası için yeni bir dönem açılmıştır. Bundan 70 yıl sonra, Motorola firmasında çalışan mühendis Dr. Martin Cooper, Amerikan telekomünikasyon operatörü AT&T portatif telefonlar konusunda ikna edebilmek için geliştirdiği ilk hücresel telefon ile ziyaret etti. Ziyaret sırasında telefonunu alıp bina dışına çıktı ve meraklı bakışlar altında bina içindekilerle kablosuz görüşmeyi başardı. Ne var ki, telefonların her biri 1,250 kg ağırlığında, 22,5 cm yüksekliğinde, 12,5 eninde ve 4 cm derinliğindeydi. Yirminci yüzyılın son çeyreğinde, 1980’li yıllarda 1. Kuşak Mobil İletişim Sistemleri olarak adlandırılan telsiz telefon (wireless telephone); kısa mesafeler içinde telefon şebekesine mobil cihazlarla ulaşmayı mümkün kılan teknoloji ortaya çıkmıştır. Ancak, 10 yıl sonra daha fazla kapasite, daha çok uygulama çeşidi ve daha nitelikli iletişim olanağı sunan sayısal 2. Kuşak İletişim Sistemi GSM’e yenik düştü. 1990’lı yılların başından itibaren artık dijital hücresel telefon (celluar phone) sistemleri geliştirilmiş ve sesi dijital veri haline getirerek iletebilen, dolayısıyla santral dışında havada frekans tarayıcılarla dinlendirilmesi olanaksız olan ve cep telefonu diye isimlendirilen küçük boyutlarda GSM (Global System For Mobile Communications) dijital mobil telefonlar kullanıma sunulmuştur. Bir Avrupa buluşu olan GSM’den sonra aradan geçen ikinci on yıl içerisinde 2000’li yıllarda daha hızlı veri iletişimi, daha fazla kapasite ve mobil çokluortam (multimedya) uygulamalarına olanak veren 3. Kuşak İletişim Sistemleri geliştirildi. 3. Kuşak dendiğinde akla ilk gelen görüntülü telefon kavramı, yanlış olmamakla birlikte, tanım olarak eksik kalmaktadır. Yeni Kuşak cep telefonları, internete bağlanma ve mobil data aktarımından, birçok cihazla mümkün olan multimedya olanaklarını cebimize sığdırarak kullanıcılara farklı bir boyutun pencerelerini aralamaktadırlar. Bu yapısıyla cep telefonları artık günümüz dünyasının vazgeçilmezleridir. Her an iletişim kurabilmeyi hedefler. Bir bilgisayara bağlanarak bilgi-işlem verilerini aktarabilir. GSM ilk defa 1994 yılında, Turkcell ve Telsim operatörlerinin pazara girmesiyle Türkiye’yle tanışmıştır. Türkiye’de bu yıldan itibaren GSM pazarında başlangıçta 81 olan abone sayısı 550 kat artmıştır. İletişim Teknolojisi Olarak Cep TelefonuCep telefonları sayesinde artık internete bağlanmak, chat yapmak, fotoğraf ve film transfer etmek, online oyun oynamak ve bunun yanında birçok işlem yapılabilir. Hava durumundan trafiğe, son atılan golün görüntüsünden nerede kimin konseri olduğuna kadar inanılmaz çeşitlilikte bilgiler ceplerimize geliyor. Kısacası artık günlük yaşamın her alanına giren mobil teknolojiler, “mobil yaşam” kavramını da beraberinde getiriyor.
Cep Telefonun Kullanım AmaçlarıSon dönemde yaş, cinsiyet, dil, gelir durumu gibi faktörleri dışlayarak gelişen cep telefonları, yeni iletişim teknolojilerinin en popüler ayağı ve pazarlama yelpazesinin en hızlı gelişim gösteren ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Yeni iletişim teknolojilerinin ürün boyutunu oluşturan cep telefonları ile hizmet boyutunu oluşturan internetin bütünleşmesi, tüketicilere mal ve hizmetlere erişmeleri açısından önemli bir üstünlük sağlamaktadır. Ancak yapının düzensiz ve bilinçsiz oluşması çarpık bir anlayışı da beraberinde getirmiştir. Bir virüs gibi yayılan cep telefonuna sahip olma isteği belirli bir doyuma ulaştıktan sonra lüks ve çok fonksiyonlu cep telefonlarını satın alma yarışına dönmüştür. İhtiyacın ötesinde bireysel haz dürtüsüyle hareket eden insanlar örneğin özelliklerini bilmediği çok fonksiyonlu cep telefonlarını almaktan geri kalmamakta ve sık sık cep telefonu değiştirmektedirler. Nerede olursa olsun insanların birbirine ulaşmasında eskiye nazaran yeni bir çığır açan cep telefonu, bu özelliğiyle gündelik hayatta yerini fazlasıyla bulmaktadır. Bu anlamda cep telefonun sayesinde aile içi iletişim, kişiler arası iletişim yeni boyutlar kazanmış; cep telefonu sayesinde dışarıda buluşmalar kolaylaşmış. Öte yandan ebeveynler de çocuklarına her şekilde anında ulaşmakta, böylece gün içinde rahat olmaktadırlar. Bu çerçevede çocukların cep telefonu sahipliği oranı da her geçen gün artmaktadır. Örneğin, çocuklara yönelik yayın yapan bir televizyon kanalının internet üzerinden gerçekleştirdiği araştırmaya katılan Türk çocuklarının yüzde 43’ünün kendilerine ait cep telefonu bulunduğu ortaya konmuştur. Araştırma sonuçları bu çocukların yüzde 75’inin cep telefonuna sahip olmanın kendilerini güvende hissetmelerine neden olduğunu, çocukların cep telefonunu çoğunlukla ebeveynleriyle ve arkadaşlarıyla konuşmak ve mesajlaşmak için kullandıklarını ortaya koymuştur. Yöndeşme Kavramının Cep Telefonun Getirdiği İşlevYöndeşme, mevcut temel iletişim teknolojilerinin yeni ürün ve hizmetleri ortaya çıkaracak şekilde birbirine yakınlaşmasını ifade eden bir kavram olarak kullanılmakta ve televizyon, bilgisayar gibi araçlarının bir araya gelmesi olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde sayısal televizyon, sayısal radyo ve mobil internet erişimli cep telefonları yöndeşmenin sunduğu olanakları kullanan diğer yeni iletişim teknolojileri olarak yaşantımıza girmektedir. Cep telefonlarıyla başlayan mobil iletişim olanağı, altyapı imkanlarının büyümesiyle bilgisayar, radyo, televizyon ve telekom cihazlarının yerine getirdiği tüm işlevlerin küçük bir mobil iletişim aracı tarafından sağlanması olası kılmaktadır.Yöndeşmenin getirdiği özelliklerden biri olarak; video kayıt, fotoğraf çekme, ses kayıt, internet gibi özelliklerin cep telefonuna entegre edilmesi cep telefonunu bütün işlevleri yerine getirebilen bir cihaz haline getirmiştir. Ayrıcan yöndeşmenin getirdiği bir diğer sonuç ise yurttaş gazeteciliği kavramının ortaya çıkmasıdır. Yurttaş gazeteciliği, toplumda yaşayan her bireyin cep telefonlarını kullanarak fotoğraf veya video çekmeleri sonra bunları kendi blog sitlerinde ya da haber ajanslarıyla paylaşarak haber yapabilmesi anlamına gelmektedir.
Eğitimde Cep Telefonu KullanımıCep telefonu kullanımı yaygınlaştıkça, ailelerde çocuklarına cep telefonu alma ve kullanımını denetleme konusundaki endişe ve tartışmalar da arttı. Okullarda, ders içinde cep telefonu kullanmak Milli Eğitim Bakanlığı’nın genelgesiyle yasaklandı.Bu durum da akıllara cep telefonlarının eğitimde nasıl kullanılabileceği sorusunu akıllara getirir. Cep telefonunu eğitimde nasıl kullanabiliriz? Kameralı cep telefonunu okulda kullanmanın yolları; •Tahta arşivi olarak:Bir sorunun tahtadaki çözümünü, bir formülü vb. resmedilebilir. Fotoğrafını çekip, bilgisayara kaydedilebilir ya da Internet ortamında paylaşılabilir. •Tarayıcı olarak:Bir kitapta görülen ya da öğrenciye ait sayfanın fotoğrafını çekilerek saklanabilir ya da OCR programından geçirerek yazıya dönüştürülebilir.. •Ödev araştırmasında:Öğrencilere dersle ilgili bir fotoğraf çektirilebilir ve bu sınıfta Bluetooth yoluyla bilgisayara kaydederek diğer öğrencilerle paylaşılır ya da değerlendirilir. •Internet siteleri için:Eğer sınıfın, okulun bir websitesi varsa, fotoğraflar çekip yüklemek hatta mobil bloglama için kullanılabilir. •Resim arşivi için :Derste ya da okulda hatıra olarak kullanılabilecek fotoğraflar çekip, sene sonunda bir yıllık ya da hatıra albümü yapılabilir. Yabancı dil sınıfında cep telefonu kullanmanın yolları;•Telaffuz ölçme :Öğrencilerin okuması, kelimeleri seslendirmesi kaydedilebilir ve not vermek ya da eleştirme/geliştirme için kullanılabilir. •Rol yapma alıştırmaları:Öğrencilerin konuşma derslerinde oynadıkları skeç ya da diyalogları kaydedilebilir. Ders anlatımı ya da sunum yapma gibi teknikleri kullanıyorsanız bu aktiviteleri yaparken videolar ya da fotoğraflar çekilebilir. •Ödev olarak :Öğrencilere tanıtılması istenilen bir yerle ilgili ödev verilebilir, hem videosunu çekip hem de yabancı dille anlatılması istenilebilir. •Mobil bloglama:Yurtdışına geziye giden bir öğrenci yaptığı etkinliklerin resim ve videolarını, derse malzeme olabilecek bilgileri cep telefonu ile bir websitesine anında aktarabilir. •Ödev hatırlatma :Öğrencilerin cep telefonlarına ödev konularını, teslim tarihlerini vb. gönderilebilir. •Dil aktiviteleri :Öğrencilere faydalı olabilecek metinler, ses kayıtların, video görüntülerin, test ve quiz soruları öğrencilerin cep telefonlarına MMS ya da metin mesajı olarak gönderilebilir . •E-kitap ve sesli kitaplar:Öğrencilerin seviyesine uygun yabancı dildeki elektronik kitaplar ve sesli kitaplar öğrencilerin cep telefonuna yüklenebilir. Dinlemeleri ve okumaları teşvik edilir. Ayrıca
• Mobil uygulamalar : Java destekleyen cep telefonları için sözlükten matematik hesaplama programlarına kadar bir çok uygulama kullanılabilir. Öğrencilerin bunları kullanmalarını sağlanılabilir. • Bluetooth : Özellikle dosya transferini kolaylaştırması açısından, bu teknolojinin sınırsız kullanım imkanı var.
İletişim teknolojilerinden olan cep telefonları artık çağdaş yaşamın ayrılmaz birer parçası haline gelmiştir. Yöndeşme kavramının cep telefonuna getirdiği özellikler ve cep telefonun hayatımızı kolaylaştırması bunun nedenlerinden bazılarıdır.
Cep Telefonları Teknolojilerinin Gelişim Süreci
19. yüzyıldan beri kullanılan telefon, geçirdiği evrim sayesinde günümüzde hala çok yaygın olarak bilinen bir iletişim aracıdır. Günümüz telefonu, Graham Bell’in ilk telefonundan (1876) çok farklı işlev ve yeteneklere sahiptir. Dijital teknoloji kullanılarak sağlanan çeşitli çoğullama (multiplexing: bir hat ya da kanal üzerinden çok sayıda iletişim olanağı) yöntemleriyle hat kapasitesini hızla arttırabilmiş, dijital santrallerle operatöre gerek duymadan yönlendirme sistemleri geliştirilmiştir.
En eski iletişim teknolojilerinden biri olan telefon ile ilgili ilk çalışmaların 19. yüzyılın sonlarında başlamış olmasına rağmen 20. yüzyıl başlarındaki çalışmalar daha önemli kabul edilmektedir.1901 yılında Markoni’nin ilk kez bir veriyi radyo dalgaları kullanarak transatlantik ötesine iletmeyi başarmasıyla da telefon dünyası için yeni bir dönem açılmıştır. Bundan 70 yıl sonra, Motorola firmasında çalışan mühendis Dr. Martin Cooper, Amerikan telekomünikasyon operatörü AT&T portatif telefonlar konusunda ikna edebilmek için geliştirdiği ilk hücresel telefon ile ziyaret etti. Ziyaret sırasında telefonunu alıp bina dışına çıktı ve meraklı bakışlar altında bina içindekilerle kablosuz görüşmeyi başardı. Ne var ki, telefonların her biri 1,250 kg ağırlığında, 22,5 cm yüksekliğinde, 12,5 eninde ve 4 cm derinliğindeydi.
Yirminci yüzyılın son çeyreğinde, 1980’li yıllarda 1. Kuşak Mobil İletişim Sistemleri olarak adlandırılan telsiz telefon (wireless telephone); kısa mesafeler içinde telefon şebekesine mobil cihazlarla ulaşmayı mümkün kılan teknoloji ortaya çıkmıştır. Ancak, 10 yıl sonra daha fazla kapasite, daha çok uygulama çeşidi ve daha nitelikli iletişim olanağı sunan sayısal 2. Kuşak İletişim Sistemi GSM’e yenik düştü. 1990’lı yılların başından itibaren artık dijital hücresel telefon (celluar phone) sistemleri geliştirilmiş ve sesi dijital veri haline getirerek iletebilen, dolayısıyla santral dışında havada frekans tarayıcılarla dinlendirilmesi olanaksız olan ve cep telefonu diye isimlendirilen küçük boyutlarda GSM (Global System For Mobile Communications) dijital mobil telefonlar kullanıma sunulmuştur.
Bir Avrupa buluşu olan GSM’den sonra aradan geçen ikinci on yıl içerisinde 2000’li yıllarda daha hızlı veri iletişimi, daha fazla kapasite ve mobil çokluortam (multimedya) uygulamalarına olanak veren 3. Kuşak İletişim Sistemleri geliştirildi. 3. Kuşak dendiğinde akla ilk gelen görüntülü telefon kavramı, yanlış olmamakla birlikte, tanım olarak eksik kalmaktadır. Yeni Kuşak cep telefonları, internete bağlanma ve mobil data aktarımından, birçok cihazla mümkün olan multimedya olanaklarını cebimize sığdırarak kullanıcılara farklı bir boyutun pencerelerini aralamaktadırlar. Bu yapısıyla cep telefonları artık günümüz dünyasının vazgeçilmezleridir. Her an iletişim kurabilmeyi hedefler. Bir bilgisayara bağlanarak bilgi-işlem verilerini aktarabilir.
GSM ilk defa 1994 yılında, Turkcell ve Telsim operatörlerinin pazara girmesiyle Türkiye’yle tanışmıştır. Türkiye’de bu yıldan itibaren GSM pazarında başlangıçta 81 olan abone sayısı 550 kat artmıştır.
İletişim Teknolojisi Olarak Cep TelefonuCep telefonları sayesinde artık internete bağlanmak, chat yapmak, fotoğraf ve film transfer etmek, online oyun oynamak ve bunun yanında birçok işlem yapılabilir. Hava durumundan trafiğe, son atılan golün görüntüsünden nerede kimin konseri olduğuna kadar inanılmaz çeşitlilikte bilgiler ceplerimize geliyor. Kısacası artık günlük yaşamın her alanına giren mobil teknolojiler, “mobil yaşam” kavramını da beraberinde getiriyor.
Cep Telefonun Kullanım AmaçlarıSon dönemde yaş, cinsiyet, dil, gelir durumu gibi faktörleri dışlayarak gelişen cep telefonları, yeni iletişim teknolojilerinin en popüler ayağı ve pazarlama yelpazesinin en hızlı gelişim gösteren ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Yeni iletişim teknolojilerinin ürün boyutunu oluşturan cep telefonları ile hizmet boyutunu oluşturan internetin bütünleşmesi, tüketicilere mal ve hizmetlere erişmeleri açısından önemli bir üstünlük sağlamaktadır. Ancak yapının düzensiz ve bilinçsiz oluşması çarpık bir anlayışı da beraberinde getirmiştir. Bir virüs gibi yayılan cep telefonuna sahip olma isteği belirli bir doyuma ulaştıktan sonra lüks ve çok fonksiyonlu cep telefonlarını satın alma yarışına dönmüştür. İhtiyacın ötesinde bireysel haz dürtüsüyle hareket eden insanlar örneğin özelliklerini bilmediği çok fonksiyonlu cep telefonlarını almaktan geri kalmamakta ve sık sık cep telefonu değiştirmektedirler.Nerede olursa olsun insanların birbirine ulaşmasında eskiye nazaran yeni bir çığır açan cep telefonu, bu özelliğiyle gündelik hayatta yerini fazlasıyla bulmaktadır. Bu anlamda cep telefonun sayesinde aile içi iletişim, kişiler arası iletişim yeni boyutlar kazanmış; cep telefonu sayesinde dışarıda buluşmalar kolaylaşmış. Öte yandan ebeveynler de çocuklarına her şekilde anında ulaşmakta, böylece gün içinde rahat olmaktadırlar. Bu çerçevede çocukların cep telefonu sahipliği oranı da her geçen gün artmaktadır. Örneğin, çocuklara yönelik yayın yapan bir televizyon kanalının internet üzerinden gerçekleştirdiği araştırmaya katılan Türk çocuklarının yüzde 43’ünün kendilerine ait cep telefonu bulunduğu ortaya konmuştur. Araştırma sonuçları bu çocukların yüzde 75’inin cep telefonuna sahip olmanın kendilerini güvende hissetmelerine neden olduğunu, çocukların cep telefonunu çoğunlukla ebeveynleriyle ve arkadaşlarıyla konuşmak ve mesajlaşmak için kullandıklarını ortaya koymuştur.
Yöndeşme Kavramının Cep Telefonun Getirdiği İşlevYöndeşme, mevcut temel iletişim teknolojilerinin yeni ürün ve hizmetleri ortaya çıkaracak şekilde birbirine yakınlaşmasını ifade eden bir kavram olarak kullanılmakta ve televizyon, bilgisayar gibi araçlarının bir araya gelmesi olarak tanımlanmaktadır.
Günümüzde sayısal televizyon, sayısal radyo ve mobil internet erişimli cep telefonları yöndeşmenin sunduğu olanakları kullanan diğer yeni iletişim teknolojileri olarak yaşantımıza girmektedir. Cep telefonlarıyla başlayan mobil iletişim olanağı, altyapı imkanlarının büyümesiyle bilgisayar, radyo, televizyon ve telekom cihazlarının yerine getirdiği tüm işlevlerin küçük bir mobil iletişim aracı tarafından sağlanması olası kılmaktadır.Yöndeşmenin getirdiği özelliklerden biri olarak; video kayıt, fotoğraf çekme, ses kayıt, internet gibi özelliklerin cep telefonuna entegre edilmesi cep telefonunu bütün işlevleri yerine getirebilen bir cihaz haline getirmiştir. Ayrıcan yöndeşmenin getirdiği bir diğer sonuç ise yurttaş gazeteciliği kavramının ortaya çıkmasıdır. Yurttaş gazeteciliği, toplumda yaşayan her bireyin cep telefonlarını kullanarak fotoğraf veya video çekmeleri sonra bunları kendi blog sitlerinde ya da haber ajanslarıyla paylaşarak haber yapabilmesi anlamına gelmektedir.
Eğitimde Cep Telefonu KullanımıCep telefonu kullanımı yaygınlaştıkça, ailelerde çocuklarına cep telefonu alma ve kullanımını denetleme konusundaki endişe ve tartışmalar da arttı. Okullarda, ders içinde cep telefonu kullanmak Milli Eğitim Bakanlığı’nın genelgesiyle yasaklandı.Bu durum da akıllara cep telefonlarının eğitimde nasıl kullanılabileceği sorusunu akıllara getirir.Cep telefonunu eğitimde nasıl kullanabiliriz?
Kameralı cep telefonunu okulda kullanmanın yolları;
•Tahta arşivi olarak:Bir sorunun tahtadaki çözümünü, bir formülü vb. resmedilebilir. Fotoğrafını çekip, bilgisayara kaydedilebilir ya da Internet ortamında paylaşılabilir.
•Tarayıcı olarak:Bir kitapta görülen ya da öğrenciye ait sayfanın fotoğrafını çekilerek saklanabilir ya da OCR programından geçirerek yazıya dönüştürülebilir..
•Ödev araştırmasında:Öğrencilere dersle ilgili bir fotoğraf çektirilebilir ve bu sınıfta Bluetooth yoluyla bilgisayara kaydederek diğer öğrencilerle paylaşılır ya da değerlendirilir.
•Internet siteleri için:Eğer sınıfın, okulun bir websitesi varsa, fotoğraflar çekip yüklemek hatta mobil bloglama için kullanılabilir.
•Resim arşivi için :Derste ya da okulda hatıra olarak kullanılabilecek fotoğraflar çekip, sene sonunda bir yıllık ya da hatıra albümü yapılabilir.
Yabancı dil sınıfında cep telefonu kullanmanın yolları;•Telaffuz ölçme :Öğrencilerin okuması, kelimeleri seslendirmesi kaydedilebilir ve not vermek ya da eleştirme/geliştirme için kullanılabilir.
•Rol yapma alıştırmaları:Öğrencilerin konuşma derslerinde oynadıkları skeç ya da diyalogları kaydedilebilir. Ders anlatımı ya da sunum yapma gibi teknikleri kullanıyorsanız bu aktiviteleri yaparken videolar ya da fotoğraflar çekilebilir.
•Ödev olarak :Öğrencilere tanıtılması istenilen bir yerle ilgili ödev verilebilir, hem videosunu çekip hem de yabancı dille anlatılması istenilebilir.
•Mobil bloglama:Yurtdışına geziye giden bir öğrenci yaptığı etkinliklerin resim ve videolarını, derse malzeme olabilecek bilgileri cep telefonu ile bir websitesine anında aktarabilir.
•Ödev hatırlatma :Öğrencilerin cep telefonlarına ödev konularını, teslim tarihlerini vb. gönderilebilir.
•Dil aktiviteleri :Öğrencilere faydalı olabilecek metinler, ses kayıtların, video görüntülerin, test ve quiz soruları öğrencilerin cep telefonlarına MMS ya da metin mesajı olarak gönderilebilir .
•E-kitap ve sesli kitaplar:Öğrencilerin seviyesine uygun yabancı dildeki elektronik kitaplar ve sesli kitaplar öğrencilerin cep telefonuna yüklenebilir. Dinlemeleri ve okumaları teşvik edilir.
Ayrıca
• Mobil uygulamalar : Java destekleyen cep telefonları için sözlükten matematik hesaplama programlarına kadar bir çok uygulama kullanılabilir. Öğrencilerin bunları kullanmalarını sağlanılabilir.
• Bluetooth : Özellikle dosya transferini kolaylaştırması açısından, bu teknolojinin sınırsız kullanım imkanı var.